Dereler genellikle iki yamacın ara
kesitidir. Yamaçlar katman olarak dere yataklarından çok daha fazla katlıdır. Dereye yaklaştıkça
katmanlar birer birer kaybolur ve bu yamaçlardaki katmanlar arasındaki zemin
suları derede görülen suları oluşturur. Bu demektir ki dere yatakları
yükseklere nazaran zemin sularını daha yüzeyde gösterir. Bu yüzden dere
yataklarının yirmi beş metre sağında yirmi beş metre solunda talimatnameler
inşaat yasaklama şartı koymuştur.
Günümüzün teknolojisine güvenerek bu
yasaklama çiğnenmiş dere yataklarına ve hatta dere üstlerine yollar inşaatlar
yapılmaya başlanmıştır.
Tabiat ana ona yapılan haksızlığı
hiçbir zaman affetmez ve öcünü alır.
Katmanlar arasına sıkışan ve
yoğunlaşan sular dere yatağını bulamadığı için yapılan inşaatların tabanını
zorlar. Temeller altında oyuklar açar. Yoğunlaşan suyun bir yere akmasını
bulmaya çalışır.
Bu hakikatler herkesçe bilindiği
halde Anadolulun at başı gibi birinci derece deprem bölgelerini içeren
memleketimizde bütün belediyelerce göz ardı edilmiş, tabiat anaya yapılan bu
haksızlığın devamı sağlanmıştır. Maalesef gözlemlerimiz odur ki depremler hep
bu tür yerlerde yapılan binaları harap etmiş binlerce vatandaşımızın mezarı
olmuştur. Buradan tüm belediyelere sesleniyorum yapmayın tabiat anayı zorlamayın
ve sağlıcakla kalın sevgili saygı değer vatandaşlarım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder