16 Ağustos 2011 Salı

Pencere buğusu deyip geçmeyin

          Isıtılmamış hacimlerin üstüne isabet eden ısıtılmış odalar, alttan veya üstten gelen soğukla içerde oluşan buharı nem haline getirir. Bu nem ise çoğu zaman duvarlarda küflenmelerin oluşumuna sebep olur. Bu yüzden hacim içinde oluşan buharlaşmanın bir şekilde dışarıya atılması icap eder.
          Teknolojinin getirmiş olduğu imkanlarla soğuk havanın pencerelerden içeriye sızmaları önlenmiştir. Plastik pencereler bu görevi hakkıyla yapmaktadır, ancak dışarıya atılması icap eden nemin, içerde mahpus kalmasına sebep olduğundan, işte biraz evvel yazmış olduğumuz küflenme olayına sebep olmaktadır.
          Çoğu teknolojinin ilerlemesi sıhhi bakımdan sakıncalar yaratır. Bunların önlenmesi de, bina katları arasında ısı tecriti yapmakla mümkündür. Çoğu zaman bu tecrit ihmal edilmektedir. Dolayısıyla duvarlardaki küflenmler çaresiz oluşacaktır. Bu yüzden eskiye dönüş, yani ahşap doğramayı kullanmak bu sorunun kolay çözümüdür. Şurası muhakkakki teknolojinin ilerlemesi insanlığın yaşamı ve sıhhati bakımından gerilemesini tevlit eder. Malesef teknoloji, kötü amaçlarla da kullanılmaktadır.
          Mevzuumuz; hacimlerde buharlaşma olduğunda yazımızı bu konuda yoğunlaştıralım. Yine eskiye dönmekte yarar görmekteyim. Ahşap pencereler havayı tamamen tecrit edemediğinden, odalarımızın gerektiği kadar havayı alabilmesini sağlayan ahşap doğramalara dönüşüm şarttır veya plastik doğramalarda, özelliklşe bazı delikler oluşturmakta yarar vardır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder